• Halifeyi Duygulandıran Çocuk

    Günlerden bir gün, Arabistan çöllerine güneş bütün sıcaklığıyla vuruyordu. Adeta insanın beyni kaynıyordu. Herkesin köşesine çekildiği, etrafın sessizliğe büründüğü bir anda, ezan vaktinin yaklaştığını gören halife, Abdestini almış,ağır ağır camiye gidiyordu. Bir çocuğun, kendisini geçmek istercesine hızlı adımlarla gittiğini gördü. Küçücük çocuğun bu telaşı neydi? Acele edişinin mutlaka bir sebebi vardı. Acaba bir derdi mi vardı? Derdi varsa, derdine çare bulmak halifenin göreviydi. Nihayet halkın derdini dert eden halife sordu: – “Yavrucuğum nedir bu telâşın? Bir derdin mi var? Niçin bu kadar hızlı gidiyorsun?” Çocuk halifeyi tanıyamamıştı. – “Camiye gidiyorum amcacığım” diye cevap verdi. Halife şaşırdı. Çocuk henüz küçüktü. Ama…

  • İman Üzerine

    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun! Allah’a ve âhiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin! Allah’a ve âhiret gününe iman eden misafirine ikram etsin!” (Buhârî, Rikâk, 23)

  • Arabuluculuk Üzerine

    Resûlullah (s.a.s.) “Size oruç, namaz ve sadakadan daha faziletli olan şeyi bildireyim mi?” diye sordu. Sahâbe “Elbette ey Allah’ın Resûlü.” dediler. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu: “İki kişinin arasını düzeltmektir. İki kişinin arasını bozmak ise (imanı) kökünden…